Soğuk Ses, ana eksenine kadınlara ve çocuklara yönelen psikolojik ve cinsel şiddeti koyan ve bu zulmün failini gösteren bir roman. “EV” metaforu insanın süregiden kültürünü temsil ederken, romanda okuduğumuz “gazetelerden derlenmiş haberler” ise “tüm büyük kötülüklerin” önce “iki insan” ve “insan ve doğa” arasında kurulan bağda üretildiğine mikro örnekler sunar. Mahalleli kadınların alayla çağırdığı adıyla “Kameracı” yeni bir mahalleye taşınmış, görece dalgın bir kadındır ve tehlike sınırlarında bir empattır öyle ki kadınların hayatlarından belgesel yaparken “görüştüğü kadınların zihninde neredeyse yolculuk yapar" ve bazen kendi zihnine dönemez. Bir gece sokaktan aşina olduğu bir kadından tuhaf bir mesaj alır ve devamında esrarengiz yedi kadınla tanışır ve zamanla bu gizemli kadınların içinde evrenin ötelerine yolculuk yapan ve canlara nüfuz edebilen ruhlar olduğunu anlar.
Roman, KARAYAZI yani EV ve AKYAZI yani MERHAMETLİ HAYVANLARIN RÜYASI adlı iki kısım altında toplanmış beş bölümden oluşur. EV 4 bölümdür, I. ANTRE Kameracının ergenliğinden bir sahneyle açılan bu bölümde Kameracı ve yeni mahallesinin bazı sakinleri ile karşılaşırız. II. MUTFAK Bu bölümde “mutfaktaki” yedi esrarengiz kadının zihninde birikmiş başka kadınların hikayelerinde yol alırız. III. HOL Bu bölümde, Kameracının belgesel için evlerden topladığı bazı hikayelerle okur yedi kavram (eziyet, mahrumiyet, haysiyet, safiyet, asalet, taharet, fikriyat) hakkında düşünmeye çağrılır. IV. KİLER Kilerde romandaki gizemlerin ve kurgunun bir kısmı perde perde saçılır. AKYAZI ; “merhametli hayvanların rüyası” olan ve “Yedi Işık Kitabesi” ile açılan bu kısım Salon adlı bir bölüm içerir. Romana yeni bir son veren Salon, evlerin dar ve imkansız salonları yerine hayale imkan tanıyan bir sinema gibidir ve “evren orada yeniden kurulurken” insanlığa iki kehanet sunulur; bir ütopya yahut bir distopya. Teknik olarak yazar, farklı anlatım biçimleri ve yazım türleri kullanarak ,anlatılan hikayelerin atmosferine uygun “dilden bir mekân” inşa eder; antrede ironi dolu bir karşılama töreninden sonra bin bir türlü işin kotarıldığı, büyük ve kat kat bir mutfağa, ardından “her bir odasından bir hikaye sızan bir hole geçeriz ve nefessiz kaldığımız, cinlerin top oynadığı bir kilerden kendimizi attığımızda ise evden çıkar , arkada bir bahçede, kehanete, umuda ve hayale imkan veren bir son, bir “salon” buluruz.